


Şener burada yaptığı konuşmasında Türkiye’de Kafkas kökenli milyonlarca insanın yaşadığını, kendisinin de bu toplumun bir ferdi olduğunu, haklılık gördüğü konularda bugüne kadar Kafkasya’daki olaylara ve Kafkasyalılara ilgi gösterdiğini, “kendi hemşerilerini kayırıyor derler” kompleksine hiçbir zaman kapılmadığını anlattı.
Saat 20.00’de başlayan etkinlikte Abdüllatif Şener, dürüst olmayan yapılar içinde yer almasının mümkün olmadığını, dürüst yurttaşların da artık ortaya çıkmaları zamanının geldiğini hatta geçmekte olduğunu söyledi.
İktidara geldiklerinde bir bilgisayar tuşuna basan herkesin tüm ihalelerin, alım ve satımların şekil ve şartları ile sonuçlarını görebileceği şeffaf bir yönetim tarzını getireceklerini dile getirerek, on altı yıl boyunca milletvekilliği, bakanlık ve başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu ama hakkında düzenlenmiş herhangi bir dosyasının olmadığını belirtti.
Ülkenin çok kötü idare edildiğini, eğer bu ülke batmadıysa bunun, daha satacak şeylerinin bitmemiş olmasından kaynaklandığını da söyleyen Şener, bu durumun sürdürülebilir bir durum olmadığını ve ülkeyi bu gidişle çok daha kötü bir sonun beklediğini ifade etti. Son açıklanan istatistik sonuçlarından, ithalatın ihracatla kıyaslanamayacak oranda arttığının anlaşıldığını, ülkede üretimin durduğunu, üreten olmayan bir ülkenin geleceğinin de olmayacağını söyledi.
İsteyen herkes kendi dilini konuşup, kendi kültürünü yaşatabilmeli
Türkiye’deki tüm alt kültürleri bu ülkenin birer zenginliği olarak gördüklerini, isteyen herkesin kendi dilini konuşup, kendi kültürünü yaşatabileceğini, hatta bu konuda yönetim olarak buna katkı da yapacaklarını söyleyen Şener, herkesin kendi inancı doğrultusunda kimseden çekinmeden dini vecibelerini yerine getirebileceğini, ülkede gerçek demokratik ortamın yerleşmesi için her türlü yasal çalışmaları, değişiklikleri yapacaklarını anlattı.
Türkiye’de Kafkas kökenli milyonlarca insanın yaşadığını, kendisinin de bu toplumun bir ferdi olduğunu, haklılık gördüğü konularda bugüne kadar Kafkasya’daki olaylara ve Kafkasyalılara ilgi gösterdiğini, “kendi hemşerilerini kayırıyor derler” kompleksine hiçbir zaman kapılmadığını anlattı.
İktidara geldiğimizde Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyacağız
Türkiye’deki bu insanların, anavatanlarındaki akrabalarıyla kucaklaşabilmeleri için, iktidara geldiklerinde, Kafkasya’nın deniz kapısı olan Abhazya’nın başkenti Sohum ile İstanbul ve Trabzon arasında hava ve deniz ulaşımını ihdas edeceklerini söyleyen Şener, bunu çok önemli gördüklerini sözlerine ekledi.
Abhazya’nın, tarihin derinliklerinden beri devlet geleneğine sahip bir yapıda olduğunu, 1992’den itibaren de fiilen bağımsız bir ülke olarak kendi kaderini kendisinin tayin ettiğini, iktidara geldiklerinde Abhazya’nın bağımsızlığını tanıyacaklarını ifade etti.