


Bir ay kadar önce Uluslararası Çerkes Derneği DÇB’nin yaptığı yazılı başvuruya verilen bu yanıt bir akademik sonuçtur ve Moskova’nın politikalarında mutlaka bir değişiklik olacağı anlamına gelmiyor. Ancak bu açıklamanın büyük ve hızlı politik sonuçlarının olacağını söylemek için üç neden var:
Birincisi, Çerkes halkını yaklaşan nüfus sayımında kendilerini “Adıge” olarak yazdırmaları konusunda cesaretlendirecek ve diasporasıyla birlikte 5 milyonluk bir nüfusa sahip Çerkesleri bölen Sovyet politikası artık geçersiz olacaktır.
İkincisi, Çerkeslerin 2014 Soçi Olimpiyatlarına yaptıkları muhalefeti daha da yükseltmelerine neden olacaktır, çünkü Olimpiyat tesisleri Şapsığların topraklarında inşa ediliyor. Moskova, Çerkeslerin protestolarını sınırlamak için şimdiye kadar “böl ve yönet” politikası izlemişti, ama bu duyuru artık protestoların daha da yayılmasına neden olacaktır.
Ve üçüncüsü, artık Çerkesler Türkik halklarla birlikte yaşadıkları iki uluslu Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar Cumhuriyetlerinin lağvedilerek Kuzey Kafkasya’da tek bir Çerkes Cumhuriyetinin kurulması taleplerinde haklı olduklarının bir kez daha teyit edildiğini düşüneceklerdir.
Tüm bunlar bölgede istikrarı daha da bozacaktır; çünkü mevcut sınırların radikal bir şekilde yeniden çizilmesi gerekiyor. Hatta ( yalnızca Kuzey Kafkasya’da değil, HS ) muhtemelen bütün Rusya Federasyonu’nda etnik kimliklerin tanınması gerekecek ve her etnik grubun kendi Cumhuriyetini örgütlemesine neden olacaktır.
Elot.ru portalında bugün yayınlanan bir yorumda, Çerkez yorumcu Khamid Bzhakho “bu duyuruyu kimsenin fark etmediğini kesinlikle söyleyemem, ama ne bizzat Çerkesler ne de uzmanlar nezdinde hala yeterince yankı bulmadı” (www.elot arasında rezonans almadı .ru/main/ index.php? option=com_content & task = view & id = 1827 & Itemid = 1).
Bzhakho, bunun sadece bir zaman meselesi olduğunu söylüyor ve “Çerkesler, bu duyurunun şimdiye kadar ısrarla dile getirdikleri (tezlerin doğruluğunun, HS) ve hatta Moskova’nın uzun zamandır Çerkesler hakkında yazdığı tarihin ‘bilim dışı’lığının bir teyidi olduğunu göreceklerdir” diye yazıyor.
“Şu istatistiğe bir bakın” diye devam ediyor. “Resmi propaganda bir yüzyıl boyunca sanki Ruslardan, Sırplardan ve Bulgarlardan bahsediyormuş gibi anlattı herşeyi. Ve bu yaklaşım bir yüzyıl boyunca bölgede bir ulus devlet yaratma politikasının temeli; bugün yaşanan bütün sorunların da nedeni oldu”.
Rusya Bilimler Akademisi gerçeği itiraf ederek, Moskova’nın “yüz yıl”dır yalan söylediğini ve politikalarını “yalan” üzerine inşa ettiğini teyit etmiş oldu. Ve bu teyit, “en azından Kafkasya’da yeni bir etnografik, demografik, sosyo-kültürel ve politik durumun ortaya çıkması” demektir.
Bunu yaparak, diye devam ediyor Bzhakho, “Rusya Federasyonu, Çerkes halkına ilişkin tarihsel adaletin restorasyonu yönünde büyük bir adım atmıştır”. Ve bu adımı başkaları, bizzat Çerkeslerin atacakları adımlar izleyecektir; çünkü Rus bilim insanlarının açıklaması yeni olanaklar yaratmaktadır.
Moskovalı etnograflar Çerkeslerin tek bir halk olduklarını açıklarlarken bir de, 19. Yüzyıldaki Kafkas savaşlarında Çarlık Rusyasının eylemlerini de değerlendirdiler. “Çerkeslerin Osmanlı İmparatorluğuna kitlesel olarak ve zorla iskanı”; yani “sürgünü” dediler.
Bu, diyor Bzhakho, insanın “Rusya Fedrasyonu’nun sonunda bir yasa ile sürgün edilen Çerkeslerin torunlarının anavatanlarına dönüş haklarını da tanıyacağı”nı düşünmesine neden oluyor ve böyle bir adım “Çerkes halkının demografik ve psikolojik-moral rehabilitasyonu” anlamına gelecektir.
“Fakat Kuzey Kafkasya'daki yetkililer, sadece Moskova'nın harekete geçmesini beklememeliler. Çerkeslerin yaşadığı üç Cumhuriyetin Başkanları Çerkeslerin aynı etnik kökene sahip tek bir halk olduğu kararını almalı, Cumhuriyetlerinde ve resmi belgelerde bu ismi kullanmalıdırlar”.
“Ve yine yetkililer, Çerkeslere Ekim ayında yapılması planlanan Bütün-Rusya nüfus sayımında kendilerini Çerkes diye yazdırmaları çağrısı yapmalı; bunun için bilgilendirici çalışmalara şimdiden başlamalıdırlar. Bunun, Çerkeslerin Moskova’nın politikalarının bir sonucu olan bölünmüşlüklerini sona erdirmelerine ve kendilerini tek bir halk olarak görmelerine yararı olacaktır”.
Paul Goble
Çarşamba 23 Haziran 2010
Çev: Hatko Schamis
Cherkessia.net