


Son günlerde internette şöyle bir haber dolaşmaya başladı:
“KÖYLERİMİZİN İSİMLERİ YAZILI OLAN TABELALARA KENDİ ANADİLİMİZDEN İSİMLERİNDE YAZILMASI BİR ÇOK YÖNÜYLE YARARLI OLACAĞI DÜŞÜNCESİNDEYİZ. YANINA DA ORADA YAŞAYAN SÜLALE İSİMLERİNİN EKLENMESİ İÇİN BAŞTA DERNEKLERİMİZ VE VAKIFLARIMIZ, TÜM HEMŞERİLERİMİZİ DUYARLI DAVRANARAK EN AZINDAN BU KONUDA BİRLİKTE HAREKET ETMEYE ÇAĞRIYOR ...BİR BÜYÜĞÜMÜZ OLAN SAYIN Nebahat Yavuz Karakaya’nın aşağıdaki önerisini aktarıyoruz....
Çocuklar sizden bir şey rica edeceğim. Çerkez köylerine ğirişlerde köy isimlerinin altında oranın çerkez köyü olduğuna dair bir amblem kullanalım. Bunu sitenizden duyurun, insanlar görsünler çerkez köylerinin düzenini, misafir perverliğini, temizliğini, insan ilişkilerini. Anadoluda yol üzerlerindeki köyleri geçerken bilelim bir çerkez köyünden geçtiğimizi. Gerçi belli oluyor, ama yine de belirtmekte fayda var.
Bir de o köyde hangi sülaleler yaşıyor, büyük bir panoyla belirtilebilir. Arayanlar da daha kolay bulur. Ben Düzce’nin Çınrlı köyünden ğuaş kızıyım. Söylenişi tam bu olmasa da bu kadar belirtebiliyorum. Köyümüzün Çerkezce adı „Zıbehable“. Bu siteyi takip eden çok, onun için bunu yaparsanız siz yaparsınız.
Artık eski güzel adetlerimizi de geri istiyoruz: Ne muhabbet kaldı, ne adet! Sizleri saygıyla kucaklıyorum…
Nebahat Yavuz Karakaya
Bir Etkinlikle Bu Konuyu Duyurmaya, Neler Yapabiliriz Diye Hemşerilerimizle Fikir Alışverişinde Bulunmaya Karar Verdik. Umarız En Azından Bu Konuda Birlikte Davranabiliriz...
Sevgilerimiz Saygılarımızla”
http://www.facebook.com/home.php?#!/event.php?eid=111681192224364&ref=ts
İnternette doğru yanlış birçok haberin dolaştığını ve zaman zaman bunları ayırdedebilmenin kolay olmadığını biliyoruz.
Eğer “yasalar” vs. diye tartışmalara gömülmez isek, ulusal özlemleri kırıp dökmeden dile getirebilmenin yöntemlerinden biri olabileceğini düşünüyoruz. Zor da değil! Önemli olan tabelanın resmi veya “güzel” olması değil, Çerkes halkının bir istemini dile getirmesi, “biz de varız”a örnek olmasıdır.
Mesela geçen sene atılmış böyle örnek bir adım vardı. Samsun'un Çarşamba ilçesinde 'demokratik açılımın' tartışıldığı günlerde Çerkesler mahalle tabelasına 'Çerkez yerleşim yeri' anlamına gelen 'Adıge Hable' yazmışlardı.
90 haneli olan köyde, 400 Türk, 300 Çerkez yaşıyor. Köy Muhtarı Faruk Sezer, Çerkezlerden gelen talep üzerine gerekli izinleri de alarak mahallenin Çerkez mahallesi olduğunu anlatmak, yoldan geçen Çerkezlerin fark etmesi için böyle bir yola başvurduklarını söylemişti.
Yine köylülerden Fikret Şahin (47), köylerinin fark edilmesi için tabelaya Çerkesce yazı yazıldığını, amaçlarının sadece mahallelerinin Çerkez mahallesi olduğunu anlatmak olduğunu; 3 yıldır Çerkes köyünde yaşayan ama kendisi Çerkes olmayan Fatma Yılmaz (21) de, mutlu olduğunu, köyde Çerkesce de konuşulduğunu, Çerkezlerin kültürlerinin yaşatıldığını, hiçbir sıkıntı olmadığını, huzurlu bir yaşam sürdüğünü ifade etmişlerdi.
Şimdi bu gözel örnek niye yaygınlaştırılmasın?
05 Ekim 2010
Cherkessia.net