


Çerkesler geçen hafta, çoğu 1864’te yaşanan olaylardan Rusya İmparatorluğunu sorumlu tutmaya ve yaklaşan olimpiyat oyunları öncesi Moskova’ya bir darbe vurmaya hazır Gürcistan parlamentosu üyeleri ile görüşmelerine devam ettiler. Fakat daha da önemlisi, Çerkesler Estonya’ya sorunlarını Avrupa Kurumlarına taşıması taleplerini ilettiler.
Uluslararası Çerkes Konseyi Tallinn’de Estonya parlamentosu üyelerine bir destek çağrısı ilettikten sonra Brüksel'de Estonya’nın Avrupa Parlamentosundaki temsilcilerinden biri olan Indrek Tarand ile ve Avrupa Parlamentosu İnsan hakları alt komitesi üyeleri ile görüştüler (kavkasia.net/Russia/2010/1286478926.php).
Çerkeslerin çağrısı "Çerkes halkının soykırım kurbanı olduğunu" iddiası ile başlıyor... son yıllarda Kuzey Kafkasya’daki durumun daha da kötüleştiğine dikkat çekiyor...Rusya hükümetinin Soçi’deki olimpiyat oyunları hazırlıklarında çevre koruma normlarına uymadığını dile getiriyor...ve bu durumu kabul etmek niyetinde olmadıklarını, uluslararası kamuoyunun dikkatini bu soruna çekmek istediklerini, uygar ülkelerin Moskova’ya karşı açık ve etkili bir tavır alacaklarını umduklarını vurguluyor.
Bu arada Gürcistan’da Çerkez pozisyonu için destek büyüyor gibi görünüyor. Tanınmış bir yorumcu olan Alexander Rondeli, adaletin 1864 olaylarını gerçekler temelinde bir sonuca bağlaması gerektiğini söylüyor. Moskova Gürcüstan’ın bu konudaki herhangi bir deklarasyonunu Tiflis’e karşı kullanacaksa da (kavkasia.net/interview/article/1286427893.php)
Sorunu inceleyen Gürcülerin çoğu “19. Yüzyılda Çerkesler Rusya tarafından etnik temelde fiziksel olarak imha edilmişlerdir” sonucuna ulaşıyorlar, fakat Rusya Federasyonu ile Gürcistan arasındaki ilişkilerin bugün oldukça karmaşık olması nedeniyle olayların nasıl tanımlanması gerektiği üzerine tartışmalar devam ediyor.
Rondeli, Moskova’nın bölgede yaşanan bütün olumsuzluklardan; özellikle de eğer Soçi Olimpiyatları ile bir ilişkisi varsa, Gürcistan’ı sorumlu tutmaya devam ettiğine işaret ediyor ve birçok insanın, tarafların sundukları kanıtlara bakmaya bile gerek görmeyen Gürcistan’ın tavrının “sen bana yaptın, ben de sana”dan başka bir şey olmadığını düşündüğünü söylüyor.
Sonuç olarak, “Gürcü uzmanların çoğu Rus İmparatorluğu yetkililerinin Çerkesleri etnik temelde ( soykırım diyebilmek için anahtar öneme sahip ) öldürdüklerine inanmakla birlikte; Çerkes soykırımının Gürcistan tarafından tanınmasının yine Gürcistan’a karşı kullanılabileceği gerçeğini de gözardı etmiyorlar” diyor Rondeli.
Gerçekten de “Gürcistan parlamentosunun [bu konuda] alacağı bir karar anti-Gürcü propaganda için kullanılacaktır” ve kanıtları görenler; hatta tarihsel gerçekler üzerine bir sonuca ulaşmış olanlar bile bundan sonra ne yapılması gerektiği konusunda “farklı düşüncelere” sahipler.
Bana göre diyor Rondeli, adalet bir tavır almayı da gerektiriyor. “Bizi gerçekte olmamış tarihsel gerçekleri tanımaya zorlarlarsa, o zaman neden [150 yıl önce Soçi'de gerçekleşen katliamın] bir soykırım olduğunu iddia edenlere katılmayalım?”
Window on Eurasia: Paul Goble, 7 Ekim 2010
Özet Çev: Hatko Schamis
Cherkessia.net