Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bildiri: Bizler, Çerkes Halkının Soykırıma Uğratılmasını, Ermenistan Hükümeti’nin Resmi Olarak Tanımasını Talep Ediyoruz!
09 Haziran 2016 Perşembe Saat 23:49
Bundestag’ın Ermeni Soykırımı’nı resmen tanımış olması bizleri memnun etmiştir. Almanları, mezkur sorumluluğun kendilerine ait kısmını kabul etmiş olmalarından dolayı tebrik ediyoruz.
 
Bundestag’ın Ermeni Soykırımı’nı resmen tanımış olması bizleri memnun etmiştir. Almanları, mezkur sorumluluğun kendilerine ait kısmını kabul etmiş olmalarından dolayı tebrik ediyoruz. Böylelikle, layık olduğu noktaya yükseltilmeye şiddetle ihtiyacı olan bir konuyu yeniden gözden geçirmek istiyoruz.
 
 
Bu sürecin yılmaz mücadelecisi ve başlatıcısı olan kişi, elbette Alman Bundestag üyesi, Çerkes milliyetine tabi, saygıdeğer Cem Özdemir’dir.
 
 
Bu semboliktir, çünkü Cem Özdemir, 19. Yüzyılda Rus İmparatorluğu tarafından gerçekleştirilen soykırımdan bakiye bir milleti temsil etmektedir.
 
 
Bizim, her iki milletimizin kaderleri neredeyse aynıdır. Rusya ve Türkiye arasındaki gizli bir anlaşmanın sonucu olarak, milletlerin güç kullanılarak yer değiştirmeleri gerçekleşmiştir. Büyük miktarda Çerkes nüfusu, Rus İmparatorluğu’nun uyguladığı etnik temizlikten kurtulmak için Türkiye’ye sığınmıştır. Daha sonra, Türkler tarafından, Ermeniler, güç kullanılarak, Ermeni vatanından çıkarılmışlar, kendilerini birçok ülkede mülteci olarak bulmuşlardır. Şu anda Rusya’da, Krasnodar Kray ve Rostov Kray olarak bilinen Çerkes topraklarına büyük bir Ermeni nüfusu sığınmıştır. Orada Çerkesçe konuşan ve Çerkesogai (Çerkesehay) olarak bilinen Ermenilerin bir bölümü yaşamaktadır.
    
 
Kafkasya’nın neredeyse bütün yerli halkları, işgalci Ruslar ve Türkler tarafından etnik temizliğe tabi tutulmuşlardır. Böylelikle, Kafkasya’nın bütün uluslarının ortak menfaati, kendi amaçları ve fütuhatlarını başarmak için yeni soykırımlar icra etmeye hazır işgalcileri durdurmak amacıyla çabalarını birleştirmeyi zorunlu kılmaktadır. Tehdidin derinden kavranması ve bölgemizin komşuluk ilişkileri ve karşılıklı saygı yoluyla güvenli bir alan olarak gelişebilmesi ve ilerleyebilmesini gerçekleştirmek üzere, bizler, bölgenin yerli halklarının temsilcileri, Amerika Birleşik Devletleri’nde Jeopolitik Kulübü (Geopolitical Club) kurduk. Amacımız yerli halkların özgürlüğünü, ortak güvenliğimizi ve gelişim için ortak iktisadi girişimleri desteklemektir. Deneyimlerimiz, anlaşmazlıklarımızdan çok daha fazla sinerjiye sahip olduğumuzu göstermektedir.      
 
 
Aynı zamanda Jeopolitik Kulüp-Los Angeles olarak da bilinen Jeopolitik Kulüp ABD, güçlü bir Çerkes Masası’na sahiptir ve çeşitli Çerkes organizasyonları ile işbirliği içerisindedir. İşbirliğimizin bir sonucu olarak, örneğin son yıllarda birçok Çerkes, İstanbul’da Ermeni Soykırımı’nı anan Ermenilere katılmıştır. Ortak girişimler dünyanın çeşitli noktalarında da teşkil edilmiştir. Çerkes Masası, Şubat 2015’te Pyatigorsk şehrinde Rusya tarafından Ermenilere karşı başlatılan provokatif yağma ve şiddet hareketlerinin (pogromun) engellenmesine doğrudan müdahale ederek yardım etmiştir.
   
 
Jeopolitik Kulüp-ABD ve Hayduk Organizasyonu-ABD, 21 Mayıs Çerkes Soykırımı Anma Günü’nün resmi olarak tanımışlardır ve bizler her yıl Çerkes kardeşlerimizle bu günü anmaktayız. Çerkes Soykırımı’nın tanınması ve farkındalık yaratılmasını desteklemek için aktiviteleri tanıtmakta ve faaliyetlere katılmaktayız.
 
 
Çerkes Soykırımı’nı resmi olarak tanıması için Ermenistan Cumhuriyeti’ne çağrıda bulunuyoruz. Aynı zamanda dünyanın bütün ülkelerini Çerkes Soykırımı’nı resmi olarak tanımaya davet ediyoruz. Ayrıyeten, belirli Ermeni organizasyonlarını, Ermeni Soykırımı hakkındaki Bundestag kararına ilişkin olarak, politik bölünmelere meydan vermemeye çağırıyoruz, çünkü böyle yaparak hiçbir şey elde edemeyecekler. Soykırım konusuna dönecek olursak, kendi kendinin reklamını ve halkla ilişkiler faaliyetini yapmak son derece tatsızdır.  
 
 
Geopolitical Club-Los Angeles (USA)-Hayduk (USA), 7 Haziran 2016
 
 
 
 
Çeviri:Karden Murat
 
Cherkessia.net, 9 Haziran 2016
 
 
***
 
Statement: We Urge the Armenian Government to Officially Recognize the Genocide of the Circassian People
 
We welcome Bundestag’s official recognition of the Armenian Genocide. We congratulate Germans for accepting their part of the responsibility. Thus, we want to revisit an issue that strongly requires to be properly elevated.
 
 
The person, who is the initiator and the intransigent warrior of this process is; of course, the member of the German Bundestag, a Circassian (Cherkes) national, Honorable Jem Ozdemir.
 
 
This is symbolic because Mr. Ozdemir represents a nation that lived through a genocide in the 19th Century by the Russian Empire.
 
 
The destiny of our two nations are very identical. As a result of the secret agreement between Russia and Turkey, a forced transfer of nations took place. A large Circassian population fled to Turkey escaping from ethnic cleansing in the hands of the Russian Empire. Later, Armenians, who were forced by the Turks out of their Armenian homeland, found refuge in many countries. A large Armenian population fled to Circassian lands, which are presently known as Krasnodar Kray and Rostov Kray of Russia. There live a segment of Armenians who speak Circassian and are known as Cherkesogai (Cherkesahay).
 
 
Nearly all indigenous people of the Caucasus were subjected to ethnic cleansing by the invading Turks or Russians. Thus, the common interest of all nations of the Caucasus dictates to unite our efforts in order to stop the invaders who are ready to execute new genocides to achieve their goals and conquests. In depth understanding of the threat, and realizing that our region can evolve and develop as a safe heaven through the neighborly relations and mutual respect, we, the representatives of the indigenous people of the region, established the Geopolitical Club in the United Stated of America. Our goal is to support the liberation of the indigenous people, our collective security, and joint economic ventures for development. Our experience dictates that we have a lot more synergy than we have disagreements.
 
 
The Geopolitical Club, USA, which is also known as the Geopolitical Club – Los Angeles, has a strong Circassian Desk and cooperates with different Circassian organizations. As a result of our cooperation; for example, the last couple of years many Circassians join Armenians in Istanbul to commemorate the Armenian Genocide. Joint ventures are also established in different parts of the world. Our Circassian Desk’s direct involvement helped prevent a provocative pogrom against the Armenians in the city of Pyatigorsk that was initiated by the Russians in February, 2015.
 
 
The Geopolitical Club, USA, and Hayduk organization, USA, have officially recognized May 21st as the Day of the Circassian Genocide and we commemorate it every year with our Circassian brothers and sisters. We participate in events and we promote activities in support of creating awareness and recognition of the Circassian Genocide.
 
 
The urge for the Republic Armenia is to officially recognize the Circassian Genocide. We also urge all countries of the world to officially recognize the Circassian Genocide. Additionally, we call on certain Armenian organizations to not take credit or political dividends for the Bundestag Resolution on the Armenian Genocide, since they had nothing to do with it. Turning the Genocide issue into a self-advertisement and PR, is very damnable.
 
 
Geopolitical Club – Los Angeles (USA)
 
Hayduk (USA)
 
The 7th of June, 2016
 

Bu haber toplam 4144 defa okundu.


Mehmet Kazuk

Çerkesya politikası kolay oluşturulamaz bu belli ve güdülenerek, başkalarının ağzına bakarak hiç oluşturulamaz.
Tercüme iyiki yapıldı, zavallı Ermeni halkının Rus sömürgesi altından kurtulması da Çerkesya'nın kurtulması kadar önemli bir olay olacak.

Birde unutmayalım Çerkesya da bir milyon Ermeni yaşıyor, onlarında diğer azınlıklar ve halklar gibi Rus zulmü karşısında yanımıza alınması iyi olacak. Nasıl Kırım Tatarları, Ukraynalılar gibi mazlumların yanında isek onlarda bizlerin yanına geçeceklerdir.

Türk-ermeni çelişkisi konusunda biz Çerkeslerin yapacağı en iyi şey Rus sömürgecilerin Kafkasya bölgesinden ellerini gözlerini uzaklaştırabilmek ve halklar arasında barışın tesis edilebilmesidir.Türk Ermeni çatışması, Rusya'nın marifetiyle uygulamaya konmuştur ve Ermenilerin katledilmelerinden en buyük pay Çarlık yönetimine aittir.
Bugünkü yönetimde çarlığın uzantısıdır ve Azerbaycana karşı kışkırtmlarda bulunarak bölgeyi yangın yerine çeviren bugün hala Rusya federasyonudur. İnşallah Ermeniler uyanırlar da Kafkasya halkları ile beraber hareket etmeleri gerektiklerini ve Rusya'nın kışkırtmalarına gelmemek gerektiğini anlarlar.

13 Haziran 2016 Pazartesi Saat 16:57
Shaghuj Halit

Aramızda bu kadar anlayışsız olabileceğini düşünemiyorum.
Ya bir Çerkes gibi düşünemiyor ve Çerkes halkının çıkrarlarını görmüyorlar ya da bunlar çoktan başka bir halkın ali menfaatlerine hizmet etmeyi gurur sayıyorlar.
Ahmak olmayın arkadaşlar ya.
Ermenistana yapılmış bir çağrı bu, Ermenistan ise Rusya'nın bugüne kadar oyuncağı olmuş.
Rusyanın güdümünden kurtulmuş bir Ermenistan Türkiye, Azerbaycan ve tüm Kafkasya ile doğru, akılcı ve iyi bağlantılar kurabilir.
Yani Ermenistan ve Ermeniler hala gidip Rusya'ya uşaklık mı yapsın demeli.
İyi ki tercüme etmişsiniz, çok teşekkürler. İnanıyorum ki Ermeni meselesi Rusya vd emperyal güdülenmeleri ve tesirlerin tasallutundan kurtulur.
Cevdet bey iyi söylemiş, bağımsız düşünce.Lütfen.
Yoksa Türk düşmanlığı değil, haşa haşa.
Barış ve kardeşlik elleri uzatılırsa dünyanın tüm mazlum halkları kendiliğinden ayağa kalkar ve bölgesel barış kurulur.

11 Haziran 2016 Cumartesi Saat 23:41
hapi cevdet yıldız

Bazı arkadaşların bağımsız düşünemediklerini görüyorum. Bizim Ermeni ya da Türk yanlısı olmak gibi şaşmaz bir görevimiz, bir misyonumuz olamaz.
Durum koşullara göre değişebilir. Bizim politikamız Çerkes soykırımınının olanca çok düzeyde, çok sayıda ülke tarafından tanınması üzerine kuruludur.
Bu bakımdan soykırım politikalarını ve inkârcısı politikaları asla tasvip edemeyiz. Çerkes soykırımını tanımayan Türk politikalarına karşı çıkıp, Ermeni soykırımını inkâr eden aynı Türk politikalarına destek veremeyiz. Bu konuda Türk resmi görüşünü desteklemek zorunda da değiliz. Eleştirme ve haksızlıkları kınama hakkımızı kimse elimizden alamaz. Buna fırsat veremeyiz.

Ermeni soykırımı olmamışsa, 1915 yılı nisan ayına kadar Anadolu'da yaşayan Ermeni nüfusuna ne yapılmıştır? O Ermeniler ve malları ne olmuştur? "Bu bizi ilgilendirmez" dersek iki yüzlü hareket etmiş, çifte standart uygulamış olmaz mıyız? O zaman ortada bizim savunulacak bir değerimiz kalır mı? Bizim savunumuz değerler üzerine kurulu bir adaleti arama arayışıdır. Bir değeri, ilkeleri yadsımış olmaz mıyız?..

Biz nerede bir haksızlık varsa orada olmalıyız. Gönüllerimiz haksızlığa uğrayanlardan yana olmalı. Haksızlıkları görmeden, haksızlıkları üzerini örterek ya da bazı arkadaşların belki bilmeden yaptığı gibi, haksız taraftan yana tavır takınarak, saldırganın safında yer alarak nereye varabiliriz? Batı kamuoyu gerçekleri bilmiyor mu, bilemez mi? Biz akıllıyız da onlar aptal mı?..

Bu tür şeyleri sorgulamadığımız, soykırım uygulamış ülkeler politikalarını desteklediğimiz sürece akıntıya kürek çekmekten kurtulamayız. Bağımsız olamayız, boynuna zincir vurulmuş kişiler olarak kalırız.

Ermenistan'ın Çerkes soykırımını tanıması isteklerine gelince, bu da gerçekçi değil. Ermenistan şeklen bağımsız bir ülke. İpler Rusya'nın elinde, Rusya'yı gücendirecek bir politika izleyemez. Aksi takdirde kendi bindiği dalı kesmiş olur. Bu koşullarda Ermenistan bağımsız hareket edemez. Rusya'ya bağlı Kabardey-Balkar ve Adıgey parlamentoları da Çerkes soykırımını tanımış, tanıması için Rusya Federasyonu Parlamentosu'na başvuruda bulunmuşlardı. Sonuç sıfır, elde var sıfır...

Ama Ermeni sivil toplum kuruluşlarının, güçlü Ermeni diasporasının önemi küçümsenemez. Onlar Rus ve Ermenistan politikalarından bir ölçüde bağımsızdırlar. Onlar ayrı tutulmalı ve onlarla ilişkiler kurulmalıdır. Şahsen bunda bir sakınca görmüyorum.

Bu da Rus'u ve Türk'ü, daha doğrusu faşist kesimleri darıltacak, kuşkusuz rahatsız edecektir. Demokrat Rus'un ya da Türk'ün gocunması, rahatsız olması için geçerli bir neden olamaz. Örneğin, demokratları hedef alan Türk askeri darbeleri demokrat Türklere ya da Çerkeslere ya da Kürtlere ya da laik ve sol kesimlere mutluluk mu getirmiştir?

Yine de, şu koşullarda Çerkes soykırımını tanımaları beklenemeyecek olsa bile, Türk ve Ermeni parlamentolarından Çerkes soykırımını tanımalarını istemeye devam etmek gerekir. Örneğin, 101 yıl sonra Alman Parlamentosu Osmanlı yönetiminin uyguladığı Hıristiyan Ermeni, Asuri, Süryani ve Keldani topluluklarına yönelik soykırımları bir kararla tanımış bulunuyor.

Sorun kişisel varlıklarımızla sınırlı değil, bu bizlerden öte ulusal bir davadır. Bunu unutmamalıyız.
İşin henüz başlangıcındayız, hayli mesafe aldık, asla umutsuz olmamalıyız.

11 Haziran 2016 Cumartesi Saat 07:54
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net