


Andrey Gurkov, DW, 11 Kasım 2016
Donald Trump'un başkanlık seçimini kazandığı haberi Rusya parlamentosu Duma'da alkışlandı. Rus parlamenterler Cumhuriyetçi adayın seçimi kazanmasını kendi zaferleri gibi kutladılar. Kremlin bundan bir yıl kadar önce Trump'a sempati duyduğunu belli etmişti. ABD'deki seçim maratonunun sonunda Rusya'nın elitleri Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yine doğru ata oynamış olmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Andrey Gurkov
Moskova yaptırımların kalkmasını umuyor:
Moskova'nın Trump'a sempati beslemesinin nedeni Hillary Clinton'un Rusya karşısında sertlikten yana çıkmasıydı. Kremlin eski ABD Dışişleri Bakanı'nı Beyaz Saray'da görmek istemiyordu. Clinton'un Ukrayna, Suriye ve insan hakları konularında Moskova'ya ılımlı davranmayacağı bilinmekteydi. Aynı zamanda Amerikan gayrı menkul kralının gönderdiği sinyaller de Rus yönetimini memnun ediyordu. Trump seçim kampanyası sırasında Rusya ile arayı düzeltmeyi arzuladığını ve Kırım'ın ilhakını tanımaya bile hazır olduğunu söylemişti.
Önemli olan nokta buydu. Vladimir Putin, Ukrayna'ya ait yarımadanın devletler hukukuna aykırı şekilde ilhak edilmesine Trump'un onayını almayı ve seçilmiş başkanın Rusya'ya uyguladığı yaptırımları kaldırmasını ummaktaydı. Trump gibi otoriter bir maço ile anlaşıp dost bile olunabileceği, çünkü dünya görüşlerinin farklı olmadığı düşüncesi ağır basıyordu. Donald Trump ikinci Silvio Berlusconi olamaz mıydı? Hem de orijinalinden çok daha muktedir bir Berlusconi.
Bu hesap çarşıya uyar mı? Siyaset acemisi Trump'un Beyaz Saray'da nasıl davranacağını, danışmanlarına, Cumhuriyetçilere ve Kongre'ye kulak verip Avrupalı müttefiklerini nazarı itibara alıp almayacağını kimse kestiremiyor. Moskova'da üretilen, göz hizasında bir araya gelen iki muktedirin tıpkı Yalta konferansında olduğu gibi dünyayı nüfuz bölgelerine ayırdıkları Trump imajının zayıf noktaları olduğu da unutulmamalı.

‘Büyük Amerika', ‘çok kutuplu dünyaya' karşı:
Donald Trump ‘yeniden büyük Amerika'yı yaratma' müjdesiyle seçildi. Büyük Amerika içte ekonomik başarı artı küresel liderlik demektir. Trump'un Çin ve diğer ülkelere kaptırılan istihdamı Amerika'daki eski sahiplerine iade edeceği şüphelidir. Yapısal reformlar uzun zaman alacaktır. Başarı ve zafere doymayan Trump uzun süre bekleme sabrını bakalım gösterebilecek mi?
Trump uluslararası arenada da Amerika'nın hissedilen büyüklüğünü gözler önüne serebilmek için sansasyonel eylemlere kalkışabilir. Yıllardır ABD'nin küresel liderlik iddiasına en yüksek sesle karşı çıkan Vladimir Putin değil miydi? Rusya'nın dünya politikasındaki değerini yükseltmek için sürekli ‘çok kutuplu dünya' formülünü dile getiren Putin ile ABD'yi ‘dünyanın en büyük ülkesi' yapmayı iddia eden Trump'un görüşlerinin uyuştuğu söylenebilir mi?
Bu tezadın, birçoğunun korktuğu gibi dünyanın en büyük iki süper gücü arasında ağır bir krize yol açması gerekmez. Bununla birlikte Amerika merkezli şovenizmi ve fevri davranışlarıyla dikkat çeken Trump, kendine engel olduğu takdirde, Vladimir Putin'e haddini bildirmeye heveslenebilir. Örneğin Suriye'deki IŞİD ile mücadelede. Bu durumda Rusya'nın ‘muktedirler mihveri' hayalleri suya düşer.
Kaya gazı Rusya'nın bütçesini tehdit ediyor:
Donald Trump dış politikadaki içine kapanma vaatlerini yumuşatsa bile, ekonomik politikayla ilgili sözleri de Moskova açısından hiç iç açıcı sayılmaz. Çünkü Trump iklimin korunmasına önem vermediği için fosil yakıt üretimini arttırdığı takdirde, enerji hammaddesi ihracına bağımlı olan Rusya'nın en önemli gelir kaynağına darbe indirmiş olur.
Donald Trump'tan ekolojik kuralları yumuşatması ve enerji ithalatı bağımlılığını azaltmak için doğrudan sübvansiyonlarla kaya petrolü üretimini artırması beklenebilir. Bu durumda, Rusya ekonomisini sarsan enerji hammaddesi fiyatları daha da düşer. Kaya gazı ve kömür santrallerinin tam kapasite faaliyete geçirilmesi ABD'nin Avrupa'ya daha fazla sıvı gaz ihraç etmesini sağlayacağından Gazprom'un kârı hızla erir.
Özet: Duma'dan yükselen alkışların aceleye getirildiğini söyleyebiliriz. Büyük bir ihtimalle, tıpkı Kırım'ın ilhakı gibi Trump'un seçim zaferinin de Kremlin açısından parlak bir taktik başarı, ama aynı zamanda da muazzam bir stratejik bozgun olduğu ortaya çıkacaktır.
Kaynak: DW, 11 Kasım 2016
Cherkessia.net, 12 kasım 2016
Biri kurnaz ve sovyet sosyalist adı altında bırakın katılımcı diğer halkları ve cumhuriyetleri. Dünya sosyalizmi korumacılığı adı altında kandırdığı ve kaybettiği zora dayalı gücü, yeniden kazanıp yeni ve daha nasyonal faşist bir düzen kurma derdinde.
Diğeri ise keşfedip yokettiği halkın kanı ve bakir topraklar üzerinde oluşturduğu ekonomik gücünü.Dünyanın dalaşan diğer sömürü güçlerinin kan kaybından ve ekonomik çöküntüleri üzerinden perçinleyip dünya gücü haline gelen ve bu gücünü dünyanın her yerinde devam ettiren sinsi bir güç.
Bunların temel karakter ve çıkarları doprultusunda eşit kolullarda anlaşmaları mümkün değil.Kim kazanacak sorusunda cevap elbette kurnazlık karşısında sinsi güç olacaktır.
Göstergesi de bu kurnaz gücün kendi kaderini sinsi güç tarafında seçilecek başkana endeksleyen ve ona göre sevinç tepkilerini sergileyen davranışları. Bilmiyor mu ki o sinsi güç kendi çizdiği yolda acele etmeden denklemleti kurarak kendine güvenle ilerliyor. Diğeri ise hala kendi insanını doyuracak ekonomik bir üretim gücünden yoksun ve ambargoyu kimin kaldıracağı ümidiyle hayali sevinç içerisinde.
Fotoğraf bu. Denge ise bu iki davranış şeklinden belli!
RUSYA DIŞİŞLERİ BAKAN YARDIMCISI: (TRUMP'IN DIŞ POLİTİKASI) KAMPANYA VAATLERİ VE REEL SİYASET FARKLI ŞEYLER
14 Kasım 2016 Pazartesi Saat 11:21Trump'un kazanması şaşırtmamıştır. Muhtemelen bir sonraki seçimde yine kendisi kazanacaktır. Sonraki iki seçim ise yine demokratların adayı.
ABD sistemini kurmuş, önce cumhuriyetçiler kazanıyor; tüm dünyada saldırgan bir tavır izliyorlar, kendi menfaatleri neyi öngörüyorsa onu yapıyorlar, dünyada sempati kaybetmeyi göze alıyorlar.
Sonra ise demokratlar kazanıyor, daha pasif rol izliyorlar dünya politikasında, dünyada yükselmiş olan ABD karşıtlığını azaltıyor, unutturuyorlar. Sonra bir daha cumhuriyetçiler, bu döngü böyle devam ediyor yıllardır.
Baba Bush (saldırgan cumhuriyetçi), Bill Clinton (pasif demokrat), oğul Bush (saldırgan cumhuriyetçi), Obama (pasif demokrat) , ve ve tabii ki Clinton değil Trump (cumhuriyetçi).