Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Zawurkan Zolan
RUSYA’NIN REFAHI
18 Ağustos 2014 Pazartesi Saat 01:17


Mihail Sergeyeviç  Gorbaçov 1985 yılında Komünist Parti Genel Sekreterliğine getirildiğinde şüphesiz hiç kimse  ülke ve dünya siyasi tarihini derinden sarsacak ve yeni bir dünya düzenine neden olacak gelişmelerin  bu kadar kısa bir süre içerisinde gerçekleşebileceğini beklemiyordu.
Gorbaçov, Ekonomik ve psikolojik olarak hayli çalkantılı ve sıkıntılı bir durumda bulunan SSCB yi kurtarmak için 1987 yılında Glasnost (1)  (Şeffaflık) ilkesini ortaya koyduğunda tüm dünya basınında geniş yankı uyandırmış, tartışmalara yol açmış ve çok geçmeden  ülke ve dünya siyasi tarihinde yeni bir başlangıca neden olacak Perestroyka (2) (Yeniden Yapılanma) İlkesini ortaya koymuştu.

Gorbaçov SSCB nin kurtuluşunu yeniden yapılanmada ve ekonomik- sosyal alanlardaki özgürlüklerin daha da arttırılmasında görüyor,  “Havaya ne kadar ihtiyacımız varsa , Glasnost’ a o kadar muhtacız” diyordu. (3)
Ne var ki Glasnost açılımı da Perestroyka ilkeleri de SSCB yi kurtarmaya yetmedi. Çünkü onca çabalar merkeziyetçi hantal yapının, ekonomik adaletsizliğin, halkın yönetimden uzak tutulmasının  ve v.b. sebeplerin oluşturduğu kanser ölümcül evreye ulaşmış  federatif yapı içinde bulunan bir çok cumhuriyetle ilişkiler kopmuş  ve  1991 yılında Gorbaçov’ u  iktidardan düşürmeye yönelik darbe girişiminden sonra dağılma süreci başlamıştı.

Rusya Federasyonun kurulmasından sonra RF halkları ekonomik ve sosyal alanlarda çok büyük zorluklar yaşadılar. İşlevini yitirmiş sosyalist ekonomi  tornadan geçirilmesine rağmen sorunları çözmemiş ve akabinde kendileri için yabancı ve hiç alışık olmadıkları kapitalizmin tetikçisi piyasa ekonomisi ile tanışmışlardı.

Para kazanmak için her yolun mübah sayıldığı piyasa ekonomisi  Rüşvet, mafya, işsizlik, kıtlık, güvenlik ve gelecek endişeleri  ile toplumsal bir enkaz yarattı. Ayrıca Yeltsin dönemi ile beraber hiç ortalıkta gözükmeyen ordu siyasal platformda etkisini artırmaya başlamıştı.
RF nin kurulmasından bu yana köprünün altından çok sular aktı. O günler ile şimdi ki zamanı kıyasladığımızda kuşkusuz Rusya halkları ekonomik olarak daha iyi bir durumda.

Ama görünen o ki, RF içerisindeki bazı güç odakları ve iktidar sahipleri, yıkılmaz yenilmez denilen,  gücüyle etrafına korku veren Rus imparatorluğunu  ve SSCB nin tarihin derinliklerine gömülmesinin yarattığı aşağılık komplekslerini bir türlü aşamıyorlar. SSCB nin yıkılmasına neden olan sebeplerden ders çıkaramadıkları anlaşılıyor. Ekonomik sıkıntı yaşayan orta sınıfın çokluğuna karşın hala güçlü bir ekonomi algısı yaratmaya çalışıyorlar.

Rakip olarak gördükleri ülkeler,  ekonomik sosyal ve teknolojik alanlarda ilerleyip mevzilerini güçlendirirken RF aynı  alanlarda insanlar için çok büyük önem arz eden evrensel değerleri güçlendirip rakipleri ile rekabet etme gücünden hala uzak olduğu aşikar.
Bütün bu açıklarını şovenist politikalarla örtmeye çalışan Putin rejimi yayılmacı ve saldırgan politikalarla devamlı gündemler oluşturarak halkın dikkatini başka yönlere çekiyor. 25 Haziran 2014 tarihli yazısında C.M. Center Rusya İç Politika Ve Siyasal Kurumlar Programlar Kıdemli ortağı Lilia Shevtsova  özetle şöyle diyordu: “ Rus devleti ve ulusal kimliğinin temelinde hala düşman arayışı var. Son 20 yılda Rus toplumu yeni bir ulusal düşünce bulmayı ve yeni bir kapsayıcı sosyal ve normatif yapı inşa etmeyi başaramadı. Kremlinin gündemi belli: Bireylerin yurttaşa dönüşme sürecini engellemek ve ulusu devletin köleleri statüsüne geri döndürmek. Sosyal bağlar oluşturma, birbiri ile iletişim kurma yetenek ve arzusunu kaybetmiş bireylerden oluşan atomize toplum kolayca manipüle edilebiliyor.” http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3420

RF de güçlü ve gelişen bir devlet görüntüsü çizilmesine rağmen muhalefet aynı görüşte değil. Gelir paylaşımındaki adaletsizlik orta sınıfı oldukça zayıflatmış bir durumda.  Rejim tarafından göz yumulan sistematik yolsuzluklar ve rüşvet artık suç olarak değil bir hak olarak kabul ediliyor.  Muhalefet baskı ve yıldırma politikaları ile kontrol edilmeye çalışılıyor. Hak ve adalet arayışında olan insanlar hain suçlamasına maruz kalabiliyor. Muhalif gazeteciler sokak aralarında ölü bulunabiliyor, uçan kuştan esen yelden haberi olan güvenlik birimleri her nedense bu cinayetlerle ilgili bir ipucu bulamıyor. Çok büyük ihtimal bu ayın başlarında katledilen gazeteci soydaşımız Timur Kuashev’ in akıbeti de Çeçen Gazeteci Natalya Estemirova’ nın katledilmesi gibi sözde faili meçhul dosyaların arasında unutulup gidecek.

Federatif yapıya rağmen ırkçılık gün geçtikçe özellikle Kafkasyalı insanlar üzerinde tehdit oluşturuyor.  Moskova da  iş bulmak isteyen Kafkasyalı insanların etnik ayrımcılığa maruz kaldığı sıklıkla dile getiriliyor. Hatta Kabartey- Balkar da 80 ne yakın kişinin soy ismini değiştirmek için ilgili birimlere müracaat ettiği sosyal medya üzerinde haylice konuşulup tartışılmıştı.

Ama bizim için son zamanlardaki gündemimiz ile ilgili olarak ilgi çekici olan RF nin adalet sistemi.  Halkın adalet sistemine olan  güvensizliği ve hoşnutsuzluğu tavan yapmış durumda.  Yetkililerin son yıllarda suç oranlarında düşüşler olduğunu belirtilen açıklamaları inandırıcı bulunmuyor. Yolsuzluklar ve rüşvet suçları istatistiksel değerlendirmeye alınmıyor.  Örneğin BBC Rusça servisinin bir haberine göre RF de her yıl muhtemelen 600.000 kadın fiziksel ve sözel tacize maruz kalıyor, bunlardan yılda 14.000 kadın kocalarının ya da sevgililerin saldırıları sonucu ölüyorlar. (4)
Ama  konuyla ilgili olarak bu düzeni  bizim açımızdan ilginç kılan DÇB başkanı Havti Sohkorov’ un Çerkes sorunuyla ilgili yaptığı açıklama oldu.  DÇB başkanına göre Çerkes sorunun çözümü işte bu anlayışa sahip olan ve Çerkes sorununu tümden reddeden  Rusya hukuk alanında olacakmış.

DÇB başkanın Çerkes sorunun çözümü ile ilgili olarak RF hukuk alanında nasıl bir yol izleyeceğini merakla bekleyeceğiz.  Havti Sohkorov’ un  Rusyanın menfaatleri nin korunmasının hak ve adalet arayışından başka bir gayeleri olmayan soydaşlarını jurnalleme ile onları hedef gösterme ile sağlanamayacağını, Rusya’ nın refahına , insan hak ve özgürlükleri ile evrensel değerleri yüceltmeyle hizmet edilebileceğini belirtmek ukalalık  olarak kabul edilmez umarız.


1) Glasnost=   Bir çok kaynakta şeffaflık ya da açıklık anlamına geldiği belirtilmektedir.

2) Perestroyka =  Bazı kaynaklarda anlamı ile ilgili tartışmalar olsa da çoğunlukla yeniden yapılanma olarak belirtilmektedir.

3)Lars T. Lih, Current History S.310

4)http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/03/130301_rusya_kadin.shtml


Bu yazı toplam 4711 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net